
Aaaaaa sevgili OmAr beni "Mim"lemiş :P :P . Neyse sulandırmadan konuya geleyim ((:
"Dikkatinizi çekmiş olan, gördüğünüz, duyduğunuz, ilk aklınıza esen ve sizi gülümseten Çelişki" ne ola ki??? diye Merak ettim ve önce kendim başlayayım diye kendimi "Mim"ledim...
Hemen "Seyfi Uzunkök"den bire bir alıntı Çelişkime geçeyim;
"Toplumumuzda ayıp diye ifade edilen bazı yaşam tarzları vardır. Kıyafet bunun bir parçasıdır. Bir kız açık giyindiğinde çok az bir kesim bunu yadırgayabilir. Örneğin mini eteklidir. İşin garip yanı ise erkek dışarda şortla gezdiğinde herkes tepki verir, ayıp der.( Annem-Babam'ı alıştırana kadar onlarda böyle diyordu bana :P) Halbuki erkeğin bacağı kimseyi kolay kolay tahrik etmez. Ama bu ayıptır. Mesela bu şekilde bir mülki amirin yanına çıkamazsınız. Ya da adliyeye giremezsiniz. Ancak mini etekli bir kadın girer. Bu da erkeklere yapılmış bir baskıdır. Kimse tarafından da dile getirilmez. Erkek bacağı açık gezme özgürlüğüne sahip değildir. Ama kadın mini etek giyme hakkına sahiptir. Sonuç tahrik olsa bile..."
Bu gözlem kesinlikle benimde yakındığım bir konu. Hayatımda ilköğretim ve lise eğitimimde bile spor tarzlı ayakkabılar giymiş, asla klasik ayakkabı giymemiş biriydim. Ama gelin görün Üniversite de çeşitli sebeplerle Rektörlükte toplantıya girmem gerektiğinde ilk karşıma getirilen şey "Senato kararı var, toplantıya kravatsız, takım elbisesiz giremezsin" ve haftada 2-3 kez bu tarz toplantılarda takım elbise, kravat ile çile çekmekteydim... Bayan Rektör yardımcımız ise gayet klasik-spor arası kıyafetlerle, hatta olabildiğince renkli cıvıl cıvıl kıyafetlerle nisbet yaparcasına gelirdi her toplantıya, iyice çıldırırdım((:
Neyse sırada Günün Şanslı-Kurbanları(aha çelişkinin alası :P) var...
Mınar
Guijarra
Tugba
Buyrun sahne sizin ((((: